kilo

Web sitemize hoşgeldiniz!


Metabolizma


Tarih: 25-04-2012 | Saat: 19:46:44 | Ekleyen: Sibel Kartal
Metabolizma

İnsanlar ve Hayvanlar enerjilerini kesinlikle besinlerden almak zorundalar ve alıyorlar. Bu canlılar için enerji kaynağı protein, karbonhidrat ve yağların moleküllerindeki kimyasal enerjidir. Vücudumuzda çeşitli metabolik sistemler sayesinde kimyasal enerji  diğer enerji şekillerine dönüştürülür. Vücutta yeni bileşiklerin yapılması ve sentez edilmesinde kimyasal enerji kullanılır. Kas kasılması sırasında kimyasal enerji mekanik enerjiye dönüşür. Sinir hücreleri ve diğer hücrelerin membran ( hücre çeperi ) faaliyetlerinde elektrik enerjisine, ozmoz ve sodyum pompasının çalıştırılmasında elektro-kimyasal enerjiye, vücut ısısının sağlanması işlevinde ise ısı enerjisine dönüşür.

Enerji genellikle bir ısı enerjisi birimi olan kalori ya da biyolojik bilimlerdeki deyimiyle kilo kalori ile ölçülür. 1 kilo kalori 1 litre suyun sıcaklığını 15 0C ‘ den 16 0C ‘ ye çıkartmak için gerekli ısı enerjisi miktarıdır.

Besinlerin enerji değeri kalorimetre denilen aletle ölçülür.

Metabolizma Mucizesi

İnsan organizmasında enerji kimyasal bağlarda tutulur ve kontrol edilir. Bir bileşikte elementleri bir arada tutan bağlar enerjiden oluşmuştur. Bileşik sabit kaldığı sürece  bu enerji potansiyel enerji halindedir ve molekülün şeklini verir, atom dizilişini sağlar. Bileşik parçalanırsa enerji serbest enerji haline geçer. Serbestleşen enerji ya ısı enerjisi şeklinde yayılır ya da yeni atom bağlanmalarına yol açar. Vücutta enerji transferi yapan üç çeşit kimyasal bağ vardır. Kovalan bağlar, hidrojen bağları, yüksek enerjili fosfat bağları olarak bilinen bu bağlardan zengin yani yüksek enerjili fosfat bağlarının enerji metabolizmasında önemli rolleri vardır. Bu bağlara sahip en önemli bileşik adenozin trifosfat (ATP)  tır ve hücrenin akümülatörü gibidir. ATP den bir fosfat kökü ayrılsa 1 gram molekül başına 7 kalori açığa çıkar., Bir diğer bileşik de kreatin fosfattır ve en çok kas gibi enerji ihtiyacı çok fazla olan dokuların hücrelerinde bulunur. ATP’ nin yedeğidir.

Enerji meydana getirecek reaksiyonların çoğu kendi haline enerji meydana getirebilmesi çok uzun zamanlar alır. Bu süreyi olabildiğince kısaltmak için enzim denilen katalizörlere ihtiyaç duyulur. Kimyasal olayları hızlandıran ve kontrol eden aracılara ( katalizör )  enzim denir.  Enzimler hücrelerde belirli genlerin kontrolü altında imal edilen aktif proteinlerdir. Yani protein yapısındadırlar. Enzimlerin etki ettikleri maddeye substrat denir. Enzim substratını etkileyebilmesi içinse koenzim veya kofaktör denilen yardımcılara ihtiyaç duyar. Bu yardımcı madde organik bir maddeyse koenzim, inorganik bir maddeyse kofaktör adını alır. Örneğin bir çok B vitamini koenzim,  demir ve magnezyum gibi madensel maddeler de kofaktör olarak görev yapar. Kısaca bir çok durumda enzimlerin koenzimleri vitaminlerdir. Kofaktörler ise minerallerdir. Biz bunları besinlerle vücudumuza alırız.

Oksijen ise; krebs siklusunu çalıştıran sistemde koenzimler hidrojen iyonu alıcısı ve taşıyıcısı olarak görev yaparlar, sonunda da hidrojen oksijenle birleşerek su oluşturur.

İç salgı bezlerinin salgıladığı hormonlar organizmada ayarlama, koordinasyon ve enerji metabolizmasında görev alırlar. Bir çok enzimin yapımı ve faaliyeti hormonların kontrolü altında olduğu gibi önemli substratların ( enzimin etki ettiği madde ) hücreye girişini de hormonlar etkiler. En önemlileri pankreasın salgıladığı insülin ve Troid bezinden salgılanan troksin ve triidotironin hormonlarıdır ve bütün dokularda oksidasyon olaylarını hızlandırıcı dolayısıyla enerji metabolizmasını arttırıcı önemli etkileri vardır.

Yaşın da günlük enerji harcamasında etkisi vardır. İnsanlar yaşlandıkça enerji tüketimler ve enerjiye gereksinmeleri azalır. Bu durum pek çok nedene bağlı olmakla birlikte en önemlisi fiziksel aktivite azalmasından kaynaklanır.

Soğuk havada soğuk su içilmesi insanın enerji gereksinmesini arttırır.

Büyüme ve gelişme çağında enerji gereksinimi artar. Bu çağlarda  büyüme için ek hücre yapımı vs ile  birlikte, fiziksel aktivitenin çok olduğunu varsayarak bunu söyleyebiliriz.

Gebelik ve emziklilik durumları da belli oranda ek enerjiye ihtiyacı arttırır.

Yukarda yazdıklarımız kısaca enerji alımı ve harcamasını etkileyen etmenler olarak söyleyebiliriz. Hem kilo almak isteyenler hem de kilo vermek isteyenler kendi açılarından bu yazıyı inceleyerek bir sonuca varabilirler. Bir de beslenmemiz sırasında yapacağımız ya da yapmayacağımız bazı davranışlar da metabolizmamızı etkiler.

Metabolizma Hızlandırma Yöntemleri

  • Günde 4 bardağa kadar taze yeşil çay içmek
  • Taze tarçının öğütülüp tüketilmesi
  • Günlük taze yoğurt tüketimi
  • Acı biber çeşitlerinden yenilebilecek kadarının tüketimi
  • Protein ağırlıklı beslenmek
  • Yemek öncesi, yemek sırasında ve akla gelen her vakitte su içmek metabolizmayı hızlandırır. (Yine de kilo almak isteyenler de dahil olmak üzere herkesin günlük alması gereken sıvı miktarının en az  8-10  bardağını  su olarak içmesi böbrekler için çok önemli.)
  • Fazlaca kaslı vücut yapısı bol enerji harcattırır.


Sayfayı Paylaş:


Metabolizma Hızlandırma, metabolizma hızlandırma diyeti, bazal metabolizma hızı hesaplama, bazal metabolizma hızı, metabolizma hızı nasıl ölçülür,

Bu yazı 14831 defa okunmuştur...

diyeceklerim var!

Yorum yazarken lütfen;
Adınız Soyadınız   :   
E-Mail Adresiniz   :   
Şehir Seçiniz   :   
Puan Veriniz   :   
Yorum Konusu   :   
Yorumunuz   :